Günün Sözü: İyi adamlar yalnızlıktan ölüyor, iyi kadınlarsa kötü adamların balkonunda gökyüzüne bakarken…
İyi adamlar yalnızlıktan ölüyor,
iyi kadınlarsa kötü adamların balkonunda gökyüzüne bakarken…
İyi adamlar yalnızlıktan ölüyor,
iyi kadınlarsa kötü adamların balkonunda gökyüzüne bakarken…
Parayla diyordu şair her şeye sahip olunacağı söylenir ama olunamaz diyordu.
Yiyecek satın alabilirsin ama iştah alamazsın.
İlaç alırsın ama sağlık alamazsın.
Bilgi alırsın ama bilgelik alamazsın.
Gösteriş alırsın ama güzellik alamazsın.
Eğlence alırsın ama neşe alamazsın.
Tanıdık alırsın ama dost alamazsın.
Hizmetçi alırsın ama sadakat alamazsın.
Boş vakit alırsın ama huzur alamazsın.
Parayla her şeyin kabuğunu alır hiçbir şeyin çekirdeğini alamazsın…
Eğer hakkımda kötü bir hikaye duyarsan öncelikle şunu bil!
Benim, o insanlara iyi davrandığım zamanlar oldu
ama bunu sana anlatmazlar.
Sorgulamadan yasanan hayat yaşamaya değmez
Hiç kimsenin yararlanabileceğinden fazlasını tekeline alma hakkı yoktur.
Milyonlarca insan açlıktan ölürken, zenginlerin yoksullara verdikleri şeyler, kusursuz bir iyilik değil, kusurlu bir haktır.
Percy Bysshe Shelley
Uykuyla dinlenemeyecek kadar yorgunum artık.
Hava ayaz mı ayaz
Ellerim ceplerimde
Bir türkü tutturmuşum
Duyuyorsun, değil mi?
Çalacak bir kapım yok
Mutluluğa hasretim
Artık sokaklar benim
Görüyorsun, değil mi?
Zaman akmıyor sanki
Saatler durmuş bugün
Sonsuz yalnızlığımda
Bir tek sen varsın bugün
Ya dön bana artık
Duyuyor musun beni?
Ya çık git dünyamdan
Anlıyorsun, değil mi?
Bir resmin kalmış bende
Tam ortadan yırtılmış
Hani siyah kazaklı
Biliyorsun, değil mi?
Gözlerimden süzülen
Birkaç damla anıda
Senin sıcaklığın var
Anlıyorsun, değil mi?
Zaman akmıyor sanki
Saatler durmuş bugün
Sonsuz yalnızlığımda
Bir tek sen varsın bugün
Ya dön bana artık
Duyuyor musun beni?
Ya çık git dünyamdan
Anlıyorsun, değil mi?
Ya dön bana artık
Duyuyor musun beni?
Ya çık git dünyamdan
Anlıyorsun, değil mi?z
Dünyanın en eski mesleği kendini satmaktır.
Ve bunu, fahişelikle karıştırmak da bir o kadar eski bir yanılgıdır…
Niye bu kadar zorluyorsun ya? He?..
Neden bu kadar zorluyorsun yani…
Neden sürekli ne yapmam gerektiğini söylüyorsun bana?
Nasıl davranmam gerektiğini söylüyorsun…
Biraz akışına bıraksana.
Beni olduğum gibi kabul et!
Ne olur yani…
Sürekli yapmam gereken şeyleri söylüyorsun farkında mısın?
Bırak.
Bazen öyle şeyler oluyor ki, bana söylediğin, yapmamı istediğin şeyleri sadece sen söylüyorsun diye direnç oluşturuyorum ve yapmıyorum…
Bunu fark etmiyor musun ya? Elif?.. Heh?
Sürekli yanlış yapıyormuşum gibi hissediyorum.
Ulan şu an acaba neyi yanlış yapıyorum demekten, o kadar yoruldum ki…
Bunun nasıl kötü bir şey olduğunu sana anlatamam Elif… …
Benden özür dileyeceksin Elif.
– Neden senden özür dileyecekmişim?
Benden özür dileyeceksin.
Gözlerinin içinde görüyorum bunu.
Benden özür dileyeceksin.
Bana yaptığın her şey için özür dileyeceksin.
Beni dönüştürdüğün bu hal için özür dileyeceksin.
Hayatımın orta yerine koydum seni; orada duramadığın için benden özür dileyeceksin.
Biz bu ilişkiyi bambaşka bir yere taşıyabilirdik…
Buna izin vermediğin için benden özür dileyeceksin.
Beni sevebilecekken nefret ettiğin bir adama dönüştürdüğün için benden özür dileyeceksin.
Ve o yüzüğü anında parmağından çıkardığın için benden özür dileyeceksin Elif…
Ben ne yapacağım biliyor musun?
Bütün özürlerini kabul edeceğim.
Çünkü ben böyleyim.
Sana bir şey söylemiştim, hatırlıyor musun?
Bizim ilişkimizi benim hoşgörüm kurtaracak Elif.
Sen tapın, yalvar, yaltaklan günün efendisine!
Zeus hiç ama hiç umurumda değil benim.
Elindeyken ne isterse yapsın, assın kessin:
Uzun sürmeyecek çünkü göklerde saltanatı.
Aiskhylos, Zincire Vurulmuş Prometheus