Günün Sözü: İnsanlar seninle konuşmayı bıraktığında arkandan konuşmaya başlarlar.
İnsanlar seninle konuşmayı bıraktığında arkandan konuşmaya başlarlar.
İnsanlar seninle konuşmayı bıraktığında arkandan konuşmaya başlarlar.
Kötü haber, zaman uçup gidiyor.
İyi haber, pilot sensin.
KENDİNİ KURTARACAK TEK KİŞİ SENSİN
Zaman beni haklı çıkardığında hala yaşıyor olmayı istiyorum…
Bekleyen her şey bir gün solar ve ölür.
Bu bir papatya da olabilir bir umut da…
RAMİZ:
Bu hayat bize bir gün bakar elbet,
Bi’ üşütür, bir yakar elbet,
Ruhumuz darmadağın, paramparça,
Düştüğü yerden bir gün kalkar elbet.
Kötüye tamah…
Yok öyle yağma,
Düşmekten üstüm başım yama,
Kızmış duama, tuzmuş yarama,
En zayıf anımda sızmış rüyama…
Kefil günaha, esir zamana,
Kime gülersen, vezir dünyana,
Hepsi polyanna, tapar yalana,
Direniyorum istilana…
Eli kolu yara bere kaderine gidiyordu yine bu çocuk,
Oluk oluk kanıyordu, damarına düğüm atar, içi de buruk,
Kırık bi’ saat gibi ölüme kuruk, kafası bozuk,
Yarası kabuk, yarısı alev, yarısı barut.
Anlık bi’ karar mahvetmem,
Sanırım kendimi affetmem,
Düştükçe kadere küfretmem,
Tüm doğrularımı keşfetmem,
Kırk odada bi’ beden hapsetmem,
Azrailim ama centilmen…
Hayat ucuz, paçavra,
Yaka, paça, kadavra.
NAKARAT
Bu hayat bize bir gün bakar elbet,
Bi’ üşütür, bir yakar elbet,
Ruhumuz darmadağın, paramparça,
Düştüğü yerden bir gün kalkar elbet.
SAGOPA KAJMER:
Yolum ileri, geçtiğim yolu 2 gözümle görerekten.
Cadı sepetindeki elmaları tekmeleyerek dökerekten.
Şapkasını yakıp saçından sürükleyerek keserekten.
Çürük insancıkları eleklerimde eleyerekten.
Onların farkı yoktu kağıttan olma kesikten.
Yine de üstlerine yürüyen kurşunlar için yardım isterim çelik yelekten.
Hayat kimine kavun kimine bilek kestiren ve kimine meltem üfleyip de kimine poyraz estiren.
İşte böyle bir yakar bir üşütür bir kaldırır yerden bir düşürür yere kime ne yapacağını bilen yok.
Bir tarafım ölse ötekini yaşatırım elden geldiğince varım işte olabildiğince.
Onlar böyle kolayca aklının canını aldıklarında
Nefret ediyorum bunu yaptıklarında.
Kandırmayı kolay sandıklarında.
Nefret ediyorum kötüler kazandıklarında.
Aslanlar kendi hikayelerini yazmadıkça, avcıların hikayelerini dinlemek zorundayız.
Taşlı tarladaki terasta talaşlar tutuşunca başlayan telaş,
talaşların tamamıyla ve büsbütün tutuşmasıyla artmış.
Tutuşan talaşları görüp tellaklar telaş ettikçe talaşlar tutuşmuş,
talaşlar tutuştukça tellaklar telaş etmiş
ve terasın tırabzanına tutunmuş bakan Trabzonlu teşrifatçı titiz Tahsin Tevfik,
talaşlar tutuştukça telaş eden tellaklara boşuna telaş ediyorsunuz demiş.
Kaynayan suda yansımanızı göremezsiniz.
Aynı şekilde öfke anında da GERÇEĞİ göremezsiniz.
Su SAKİNLEŞTİĞİNDE berraklık gelir.
Hiçbir korkuluğu kurt suretiyle yapmamışlar.
Ayı ve leopar gibi de yapmamışlar.
Zannederim ki insandan daha korkuncunu bulamamışlar.
Bazen hayatta acı çekmen gerekir.
Kötü biri olduğun için değil, nerede ve ne zaman iyi olmayı bırakacağını bilmediğin için.